![]() |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir, ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz. (çin atasözü)
Sitemiz en iyi
|
|
Kuzey Kutbu'nun 5 yıllık ömrü kaldı Kuzey
Buz Denizi'ndeki buzulların 2040 yılında tamamen eriyeceği öngörüsü, daha da
kısaldı. Şimdi konuşulan tarih 2012. Küresel ısınma zemzem suyunu da vurdu Bu yaz hızla eriyen kuzeydeki buz tabakası, yaz sonunda, 4 yıl önceki aynı dönemde sahip olduğu alanın yarısına geriledi. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) iklim uzmanı Jay Zwally, erime bu hızla sürerse Kuzey Buz Denizi, beklentilerden çok daha yakın bir dönemde, 2012 yazı sonunda buzdan tamamen arınmış hale gelebilir dedi. Denizdeki buz tabakasının, kapsadığı alanın daralmasının yanı sıra rekor düzeyde inceldiği de belirlendi.
2007
KARA ISISI AÇISINDAN Japon Meteoroloji
Kurumunun raporunda, kara yüzeyi ısısı açısından bu yıl ocakla kasım
arasının, Güney Amerika hariç dünyanın tüm bölgelerinde, 1880'de ölçümlerin
alınmaya başlamasından beri en sıcak dönem olduğu belirtildi.
|
'Suyunu Boşa Harcama''TEMA Vakfı evlerdeki gereksiz su tüketiminin önlenmesi için bireysel çabaların ne kadar büyük fark yaratacağına dikkat çekmek ve kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla “Suyunu Boşa Harcama” kampanyası başlattı.27 Nisan 2007 CumaBilimadamları, küresel ısınmanın son 50 yılda insan eliyle arttığını ve asırlarca süreceğini resmen ilan etti. Buna göre Türkiye, küresel ısınmanın etkilerini en şiddetli yaşayacak ülkeler arasında ve bu etkilerin en önemlilerinden biri de kuraklık. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkemizde yaşanan kuraklık, halkın bu konudaki duyarlılığını arttırdı. Bu duyarlılığı harekete geçirmeyi hedefleyen “Suyunu Boşa Harcama” Kampanyası, 25 Nisan 2007 tarihinde The Marmara Otel’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu.Petrolsüz milyonlarca yıl yaşadık ama; susuz birkaç gün dayanabilir miyiz! TEMA Vakfı Genel Müdürü Dr. Uygar Özesmi Suyunu Boşa Harcama Kampanyası Basın Toplantısı’nda Türkiye’nin su kaynakları ile ilgili sunum gerçekleştirdi. Dr. Özesmi toplantıda yaptığı açıklamada; “ TEMA Vakfı, 15 yıldan bu yana bilimsel raporlar ve başta toprak olmak üzere kendi deneyimlerine dayanarak kamuoyunu bilgilendiriyor, karar vericileri önlem almaya zorluyor. Çünkü bilim adamlarının yaptığı araştırmalar ülkemizin küresel ısınmanın etkilerini şiddetli bir biçimde yaşayacağının özellikle altını çiziyor. Bu nedenle hepimizin bireysel olarak göstereceği çabalar suyumuzun korunması için çok büyük önem taşıyor. TEMA Vakfı olarak evlerdeki gereksiz su tüketiminin önlenmesi için bireysel çabaların ne kadar büyük fark yaratacağını kamuoyuna anlatmak üzere “Suyunu Boşa Harcama” Kampanyası başlatıyoruz. Ülkemizde suyun önemli bir bölümü evlerde kullanılıyor. Kampanyamız ulusal kanallarda yayınlanacak bilgilendirme filmi, gazete ilanları ve el broşürleri ile desteklenecek” dedi. Dr. Özesmi sözlerini bitirirken; “Bir evde yılda 140 ton suyu kurtarabiliyorsak, Ayşe Hanım Figen Hanım’a söylese, Zeynep Hanım Muhsin Bey’i uyarsa, bu hareket haneden haneye sıçrasa, milyonlara yayılsa Türkiye’nin tonlarca suyunu kurtarabiliriz. Lütfen, suyumuzu kurtarmak için, hep birlikte harekete geçelim” çağrısında bulundu. Bir ev bile fark yaratır TEMA Vakfı, 4 kişilik bir ailenin, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, güneş battıktan sonra bahçe sulayarak, bir yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini açıkladı. Evde suyumuzu kurtarmanın 10 basit yolu 1. Musluğu Açık
Bırakmayın 2. Bulaşıklarınızı
Elde Değil Makinede Yıkayın 3. Diş Fırçalarken,
Tıraş Olurken Suyu Kapatın 4. Daha Kısa
Duş Alın 5. Gereksiz Yere
Sifon Çekmeyin 6. Sifona Plastik
Bir Şişe Yerleştirin 7. Duş Başlığınız
Değiştirin 8.Muslukları
Tamir Ettirin 9.Su Kaçaklarını
Engelleyin 10. Çamaşır
Makinesini Ekonomik Kullanın
|
|
Türkiye'de kullanılabilir su alanı Irak'tan bile az
A.A 12 Şubat 2007
Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının Irak'tan bile az olduğu Türkiye'nin nüfusun artmasıyla birlikte 2030 yılında “su fakiri” bir ülke olabileceği, önlem alınmaması durumunda ise 2050 ya da 2100 yılında çok ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) Su Kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak, suyun dünyadaki tüm canlıların hayat kaynağı olduğunu belirterek, özellikle son 20 yıl içerisinde büyüyen nüfusla birlikte su talebinin de arttığını söyledi. Su kaynaklarının miktar, kalite ve tüm diğer sektörel kullanımlar açısından birçok ciddi sorunla karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Dıvrak, 20. yüzyılda dünya nüfusunun 19. yüzyıla göre 3 kat artmasına rağmen, su kaynaklarının kullanımının 6 kat büyüdüğünün belirlendiğini vurguladı.
“TÜRKİYE SU ZENGİNİ DEĞİL”
Dıvrak, Türkiye'de su kaynaklarının yönetiminde, uluslararası standartlarda iyi ve sürdürülebilir bir yönetim politikası benimsenmediği için geleceğe ilişkin tehditlerin ciddi boyutlara ulaştığına işaret ederek, şunları kaydetti: “Genellikle, bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için günde en az 25 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir. Ancak, çağdaş bir insanın sağlıklı bir biçimde yaşaması için gereken içme, yemek pişirme, yıkanma, çamaşır gibi amaçlarla kullanılacak su dikkate alındığında, kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı 150 litre olarak kabul edilmektedir. Dünya genelinde bölgelere göre kişi başına su tüketim miktarları sanayileşmiş ülkelerde 266 litre iken Afrika'da 67, Asya'da 143, Arap ülkelerinde 158, Latin Amerika'da 184 litredir. Türkiye'de ise kişi başına günlük su tüketimi ortalama 111 litredir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8 bin ile 10 bin metreküp arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık bin 430 metreküplük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.”
“IRAK'TAN BİLE DÜŞÜK”
Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının Suriye'de bin 200, Lübnan'da bin 300, Irak'ta 2 bin 20 metreküp olduğunu dile getiren Dıvrak, şöyle konuştu: “Türkiye İstatistik Kurumu tahminlerine göre 2030 yılında ülkemizin nüfusu 80 milyona ulaşacak. Bu durumda kişi başına kullanılabilir su miktarı bin 100 metreküpe düşecek ve Türkiye su fakiri bir ülke olmaya doğru gidecektir. Bu veriler gözönüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, Türkiye'nin çok ciddi bir su kriziyle mücadele etmesinin kaçınılmaz olduğu görülür. Bu tehlikeyi en aza indirmek için su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmelidir.”
“SU YASASI ÇIKARILMALI”
Dıvrak, toplumun suya yaklaşımında ve suyu algılamasında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini belirterek, su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için kapsamlı ve bugünün gerçeklerine uygun bir “Ulusal su yasası” çıkarılması gerektiğini kaydetti. Buket Bahar Dıvrak, Türkiye genelindeki 25 su havzası için, “Entegre Havza Yönetim Planları” hazırlanması, yeraltı suyu kullanımının düzenlenmesi ve etkin bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
|
|
Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir, ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz. (çin atasözü)
|
code: