HÜSEYİN GÜRSOY
 
02/08/1944 yılında Sivas ili Şarkışla ilçesine bağlı Sarıkaya köyünde doğdu. Babası Hafız Mehmet, annesi Sultan’dır. Ünlü halk ozanı Aşık Hüseyin Gürsoy’un yeğenidir. Amcası öldükten sonra doğduğu için amcasının adını bu Hüseyin Gürsoya vermişler. Ozanlık geleneğinden gelen bir ailenin çocuğudur. Çocukluk çağlarındayken özellikle kış aylarında aile büyükleri, aklı yetik, sözü sohbeti belli, çoğu kurtuluş savaşlarına katılmış olan komşu büyükleri, bazı misafirler, aşıklar… devamlı Atatürk ü öven başarılarını anlatan konular üzerinde konuşurlardı.

 

Bu vesile ile Atatürk e karşı bir hayranlık duygusu uyanmış, eğitim gördüğü süre zarfında aynı içerikli eğitim alarak yetişmiş ve koyu bir Atatürkçü olarak hayatını devam ettirmektedir. Ayrıca evlerine misafir olan aşıklar, şairler ve ozanlardan etkilenerek şiir söylemeye ve etkilendiği konular hakkında duygu ve düşüncelerini dizelerle anlatmaya özen göstermiştir. Şiir ve türkü onun vazgeçilmez bir tutkusu olmuştur. Aşıkların saz çalıp türkü söylemelerine imrenerek kendiside saz çalıp türkü söylemeye çalışmıştır. Tahsili süresince derslerini aksatmamak amacıyla şiir yazmaya pek fırsat bulamamıştır. O dönemde dahi yazdığı bazı şiirleri seyrekte olsa okul duvar gazetelerinde yer almıştır.

 

Tahsilini tamamladıktan sonra hem amcasının şiir ve hayat hikayelerini derlemeye  hem de amcasının şiir söyleme geleneğini devam ettirerek ondan kalan şiir yazma mirasını devam ettirmektedir. Amcasının vakitsiz vefatı üzerine yöre aşıkları, aile fertlerini aldatarak tüm defterlerini alıp götürüyorlar. Şiirlerinin şah beytini değiştirerek çoğunu kendi üzerine çeviriyor böylece elin şiirini malsınıyorlar. Kendi üzerine çeviremediği şiirleri de başka tanınmış aşıkların araştırmacılarına para karşılığında satıyor.

Bu gerçekleri öğrenen 2. Hüseyin Gürsoy amcasının hukuk mücadelesini vererek şiirlerini derleyip bir şiir kitabı çıkarmaya gayret etmektedir. Bu nedenle amcası hakkında bilgi sahibi olanlardan haber beklemektedir. Hüseyin Gürsoy mesleğe ilkokul öğretmeni olarak başladı. Daha sonra Türkçe öğretmeni oldu. Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet rejimine aykırı davranan tüm insanlara ve yönetimlere karşı tavır almıştır. Şiirlerini duru bir dille, akıcı bir usluple, anlam ve duygu yüklü bir tarzla işlemektedir. Yanlışını gördüğü kişi ,kurum ve kuruluşları direk olarak muhatap olarak dersini vermeye gayret eder. Bazen de dolaylı olarak hatalı yönlerini vurgulamaya çalışır.

 

33 yıl öğretmenlik yaptı. 2003 yılında emekli olduktan sonra, 3 yıl da Çankaya halk Eğitim de yetişkinlere okuma yazma eğitimi vermiştir. 2004 yılında Ozanlar derneğine üye oldu. Orada güçlü ozanlarla tanıştı. Güncel konular hakkında şiirler yazmaya devam ediyorlar. 2005-2006 yıllarında çıkarılan 2. antolojide 50 ye yakın şirleri yayınlandı.  Bazı ozanların yayınlanan şiir kitaplarında Gürsoyun  da bazı şiirlerine yer verilmiştir.  Şiir ve düz yazı dallarında çeşitli alanlarda yapılan yarışmalara katılmıştır. Bu yarışmalarda 1. dahil çok sayıda dereceler aldı. Bazı dergi ve gazetelerde şiir ve düz yazıları yayınlanmıştır. Şu anda 800 şiiri mevcuttur. Ayrıca 12 adet çocuk öyküsü 2. piyesi 1 kıssadan hisse, fıkralar, bilmeceler, halk masalları derlemektedir. 1 sigaranın zararları, 6 şar ciltlik 2 roman çalışmaları yapmaktadır.

 

Ozanımız evli 3 oğlu, 1 de kızı var. 1 kız 2 erkek toruna sahiptir. Ankara da ikamet etmektedir.

 

 

ERDOĞAN
 
Kulağını aç da dinle Erdoğan
Bu gidişle orda oturamasın
İnadını eder, böyle gidersen
Sayılı günleri bitiremezsin
 
Ülke çatırdıyor, savaş çıkacak
Halkım karar almış, seni yıkacak
Boş yere milletin kanı akacak
Kimseyi yan gelip yatıramazsın
 
Şehitlere  kelle katile sayın
Devletin üstünde oynama oyun
Toplum ile barış yapmadı soyun
Bizleri sözüne getiremezsin
 
Şahsına söylenen lafı duysana
Verilen mesajı us’a koysana
Gafleti bırakıp artık aysana
Ülkemi balçığa batıramazsın
 
Gururun uğruna huzuru bozma
Yasayı çiğneyip yolundan azma
Kendi elin ile kuyunu kazma
Bizi hedefine götüremezsin
 
Yetkili kurumlar seni uyardı
Bu mesajı alim olan duyardı
Ülke çıkarını üstün sayardı
Aklını bu kadar yitiremezsin
 
Konuştukça çoğu kere gaf yaptın
Müslüman göründün nefsine taptın
Çıkarın uğruna rejimden saptın
Aylığı otuz gün yetiremezsin
 
Gücün yetmez senin ilke yıkmaya
Utan Atatürk’e karşı çıkmaya
Gerek yoktu halka nifak sokmaya
Gürsoy’un  hakkını yediremezsin.
 
Hüseyin GÜRSOY
 
 
KADINLAR
 
Haktan emanettir, kadınlar bize
Seversen kadını, gönlü hoş olur
Güzel konu aç ki, karışsın söze
Neşe almaz ise, çaban boş olur
 
Kadınlar, evinin namusu, arı
İnan ki dünyanın, serveti, varı
Yalınız yaşamak, cehennem narı
Kadınsız evlerin, yazı kış olur
 
Kadınlar evinin, nuru, ışığı
Peşinden koşmalı, gerçek aşığı
Öncelikle, ona verin, kesiği
Sevgisiz insanlar, kara taş olur
 
Kadınsız evlerin tadı olmaz ki
Kadınsız yerlerde, insan kalmaz ki
Kadınsız evrene, nesil gelmez ki.
Onun için kadın evde baş olur
 
Kadınlara gerçek değer verelim
Ebedi karara sadık duralım
Aklımızı başa şimdi derelim
Sonra hayalimiz, bir gün düş olur
 
Kadınsız evlerin, sonu gümandır
İkrara bağlıyız, hayli zamandır
GÜRSOY’UN kadınsız, hali yamandır
İki gün ayrılsa, hemen taş olur
 
Hüseyin GÜRSOY
 

S << Sayfaya geri       A << Ana sayfaya geri